Kapıdağ’da bir Tropik Cennet “Ormanlı”

“Dağ tepe yürüyeyim, yürürken dereler aşıp şelalelere varayım, tam o esnada yağmur yağıp nemli bir sis peydâ olsun da gökkuşağına dolanayım, birazdan da orman meyvelerinin tadına bakayım; hem de tenha sahillerde denize gireyim, güneşlenip D vitaminiyle dolayım” diyorsanız…

Bursa, İstanbul ve Balıkesir başta gelmek üzere tüm Marmara ve tabii ki ülkemiz ve dünya turizmine bir hediye: ‘Kapıdağ Yarımadası’. İklim itibariyle bölgenin genel havasından ayrılmayan ama bitki örtüsüne bakınca, tatlı su kaynaklarının, nemin ve oksijenin bolluğu ile hayli sık, derin ve yüksek floraya sahip bir yarımada. Yaz mevsiminin bazı anlarında, buralarda Tropikal kuşakta olduğunuz hissine kapılabilirsiniz.
Ormanlı Koyu / Köyü Nasıl Bir Yer?
Adı üstünde, bolca ve çok çeşitli ağaçların mekânı… Buralara gelmek için asıl bahanenizin deniz olacağını tahmin edebiliyorum. Hiç merak etmeyin, Marmara’nın gri renkli kumundan oluşan sahillerini seviyorsanız burada geniş ve uzun sahil şeridi beklentinizi fazlasıyla karşılayacak. Ayrıca Ormanlı’ da kumsalın, çadır dahi kurulabilecek kadar tenha kısımları da var. Bu koyda denize girip yüzerken kaygı veren karaltılar görmeyeceksiniz. Yani zeminde yosun ve midye öbekleri olmadığını müjdelemek isterim. Umulur ki, eğer Marmara kıyılarından gelişigüzel kaçak kum çekilmeye önümüzdeki yıllarda devam edilmez ise, tabanında aniden derinleşen bir denizle de karşı karşıya kalmayacaksınız. Bunu Ormanlı özelinde tecrübe etmemekle beraber, Marmara Denizi’nin bir iç deniz olarak, deniz anası bakımından zengin olduğunu ve sezonun bazı haftalarında koyların birer deniz anası çiftliğine döndüğünü de hatırlatmalıyım. Civar tepelerdeki kaynaklarından akıp gelen derelerin kavuştuğu serin suyu, anakara sahillerine nazaran denizin daha açığında olduğu için daha temiz kalıyor. Balık tutmak isterseniz, küçük bir iskele var ama kayık ya da motorla açılırsanız, eve daha dolu bir kovayla dönmeniz ihtimali tabii olarak yükseliyor. Rüzgarla beraber geniş dalgaların da yükseldiği Ormanlı kıyıları, extreme su sporlarına da olanak tanıyor. Bana göre -ehli daha iyi bilir- yamaç paraşütü gibi sporların da yapılabileceği bir yer…
Tarih
Köy, buralardaki köylerin bir çoğu gibi eski rum yerleşkelerinden biri. Yarımadadaki bir çok köyde olduğu gibi bir zamanlar bir manastıra sahipmiş. Bu yapı zamanın hışmına uğramış ve restorasyonu bekler bir vaziyette, bir kalıntı halinde. Yarımada 1339 yılında Sultan Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa’nın ilk Rumeli seferinde fethettiğimiz bir yer. Manastır ve kiliseler kuvvetle muhtemel, bizans dönemine ait eserler. Buradaki kilise kalıntısının hemen üstünde köy kabristanıyla birlikte bir şehitliğimiz var.
Köy
Ormanlı Köyü bir koy olduğu ve sulak bir arazide kurulduğu için çok bereketli bir yerleşim yeri. Gözlemim odur ki halkın ekserîsi soğan bağlayarak geçimini sağlıyor. Azalmasına rağmen keçicilik ve büyükbaş hayvancılık hâlâ mevcut. Bahçe ve bağ işleri de yapılıyor. Neredeyse her evin ve apartın kendi bahçeleri var. Organik sebze meyve, hakikî inek ve keçi sütü daima bulunabiliyor. Kümes hayvanlarıyla köy yollarında beraber yürüyor, her sabah taze ve gerçek yumurta ile kahvaltı yapabiliyorsunuz. Akşam çaylarında bahçede yetişen günebakan / ayçiçeğinin içinden kopararak çekirdek çitlemenin doyulmaz hazzını yaşayabilirsiniz.
Köyün genelinde konaklayabileceğiniz apart ve pansiyonlar var. Arabayla köye gelip pazar kuran ve çok çeşitli ürünler satan esnâf mevcut. Daimâ açık tezgahlar da var. Üç adet market, küçük köy yolu boyunca hizmet vermekte. Ancak aşağıda, tavsiyelerimdeki ürün kalitesini 2017 senesi itibariyle yakalayamadık. Örneğin, rafine edilmemiş kaya tuzu tercih ediyorsanız, mutlaka yanınızda getirin. Tepelerden fîsebîlillah, ve şahsi bahçelerden de izin almak kaydıyla toplayıp her akşam semizotu yemeği, salatası… yiyebilirsiniz ki bolluğuna inanamayacaksınız.
Yürüyüş Rotaları
Rotalarda, mevsiminde, bolca böğürtlen yiyebilirsiniz, ceviz, fındık, zeytin, çınar, meşe, kestane ağaçlarının arasından ilerleyerek, çeşitli mersinler ve kuşburnu da toplayabilirsiniz… Helikopterler, kelebekler ve sivrisineklerin yoldaşlığında ilerleyeceğiniz çokça patika mevcut.
Şelaleyi görmek için alttaki videoyu izleyebilirsiniz…
Tavsiyeler
Eh! Daha ne anlatalım bilmem.. Eğer yolunuz düşer ya da düşürürseniz zaten göreceksiniz. Bu yazımdaki esas amacım mekanı anlatmaktan ziyade, buraya gelecek olanlara tavsiyelerde bulunmaktı. Gelelim o tavsiyelere.
Öncelikle belirtmeliyim ki Ormanlı gibi mekânların bâkir kalmasını her şeyden çok istiyor ve destekliyorum. Güruhların talan ettiği doğa parçaları, dağlar, denizler, ovalar… bendenizi şiddetle rahatsız ediyor. Kurumsal bir gezi rotasını, beton ve plastikten müteşekkil bir yerleşik hayatı, şamandıradan ya da fayanstan ibaret bir yüzme deneyimini, gidilen doğal alandaki canlı hayattan bîhaber insanları anlatan, içi boş ‘Turizm’ kavramı yerine, teferrüc(!) seyahat, ziyaret, misafirlik, gezi, sportif faaliyet… gibi kavramları daha sıcak buluyorum. Tatil günleri geldiğinde insanların, tabiatla daha tabî ve doğrudan buluşmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple yıllardır tercih edegeldiğim alternatif bir tatil tipinden söz edeceğim.
Eğer apart ya da pansiyonlardan birinde kalacaksanız, ‘kamp malzemesine gerek yok’ demeyin derim. Tabi eğer ‘yalnızca denize girip çıkarım sonrada gelişigüzel bir şeyler atıştırır (meselâ, köydeki kafelerde tost vs.) odamda yatarım demeyip, ‘macera sefası’ süresiniz varsa… Çünkü kalacağınız mekanlarda bazı imkanları bulamayabilirsiniz. Ya da aparttaki komşunuz tencerenizi ödünç isteyebilir. O zaman hemen kamp ekipmanınıza başvurup, çantanızdan kendi kamp tencerenizi çıkarıp yemek yapabilirsiniz. Eğer küçük bir kamp tüpünüz varsa bu, yürüyüşlerinizde ateş yakamadığınız zamanlarda çözümünüz olacağı gibi; bulutlu havalarda ya da geceleri, güneş sistemleri su ısıtamadığında da yardımınıza koşacaktır.
Galiba yazdığım her paragraf sizi bu tatilden kaçındıracak cümlelere haiz. Olsun! bir kerecikte survival tarzı bir tatili deneyin derim. Biraz maceraya atılın, keşfe çıkın. Kaldığınız lüks tatil köyünün etrafındaki ormana doğru açıldığınızı farzedin. Biraz hareket, biraz zorluk ve imkan darlığı iyi gelecek, farklı açılardan düşünmeyi sağlayacaktır, eminim.
Kısacası burada turist olmayın, köylü olun, çoban olun, kaşif olun, maceracı olun, konfor / cesaret birini seçin.
Bizim Ormanlı’yla tanıştığımız dönem 2017 Ağustosu idi. Ziyaret için uygun bir dönemmiş, itiraf etmeliyim ki hem yağmurunu hem güneşini gördük Ormanlı’nın. İşte bu huhusiyetiyle, extreme bir zevke hitab ediyor. Tropik bir orman havasını hissettiğimiz patikalara bulutlu bir gökyüzü çok yakışıyordu. “Hem dağ tepe yürüyeyim, yürürken dereler aşıp şelalelere varayım, tam o esnada yağmur yağıp nemli bir sis peydâ olsun da gökkuşağına dolanayım, birazdan da orman meyvelerinin tadına bakayım; hem tenha sahillerde denize gireyim, güneşlenip d vitaminiyle dolayım” diyorsanız, bu çeşit bir tatile buyrunuz…
Öncelikle yanınıza bazı temel gıdayı almanızı önereceğim. Şart değil fakat seçiciyseniz ve her türlü duruma hazırlıklı olmak niyetindeyseniz:
Market Listesi
- Kaya Tuzu
- Organik pancar şekeri
- Esmer Bulgur (Firikli)
- Zeytinyağı (Sızma, Soğuk Sıkım, Taş Baskı)
- Organik Bal
- Çay (Çaykur Filiz)
- Kahve (Ayrıca geceleri daha hafif kahve için dibek kahvesi alınabilir.)
Pazar Listesi
- Tarhana
- Fasulye
- Barbunya
- Nohut
- Patates
- Patlıcan
- Mısır
- Kuru Soğan
- Biber
- Armut 🙂


Piknik, kamp ya da yürüyüşlerimizin nihayetinde lütfen ateş söndürmeyi ve çöplerimizi toplamayı unutmayalım .
Ekipman Listesi
Kamp Tipi Malzemeler
- Hızlı kuruyan ayakkabı ya da sağlam sandaletler
- Sırt Çantası
- Çatal – Kaşık – Bıçak
- Tas – Tabak
- Tencere
- Çaydanlık
- Matara
- Termos
- Kafa lambası
- Cezve – Fincan
- Balta – Bıçak – Çakı
- Çadır / uyku tulumu, mat
- Sivrisinek spreyi
- İlk yardım kiti
- Çakmak ya da magnezyum çubuğu
Son olarak şunları ekleyebilirim, küçük olmasına rağmen kendi içinde ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılayan bu sakin beldeye gelmeye değer. Konaklama yerleri fiyat olarak uygun. Hepsinde, misafirleri için bolca mangal bulunuyor ve her akşam, belde sâkinleri sanki cep telefonlarını bırakarak duman dili konuşmaya başlıyorlar. Mekânlarda wi-fi bulunmakta. Haftasonları günübirlikçileri de çeken bir ortam, yani kalabalık olabiliyor. Hımm, unutmadan, Poyraz‘ı da bol… İyi keşifler!




























































çok güzel bir yermiş. güzel tavsiyelerde bulunmuşsunuz.
Elinize sağlık
çok teşekkür ederim!..
Elinize sağlık
çok teşekkürler eder, Raf Dergisi’ ne başarılar dileriz! 😉